Yeşil ışık yanınca hemen karşıya geçebilir miyiz?
Didi ve Jun, yaya geçidi kurallarını adım adım öğreniyor.
Gerçek yolda karşılaşmadan önce, bedenimize önceden alıştıralım.
Yeşil Işık Yanınca Jun Bir Adım Atmaya Hazırlanıyor
"Aa, yeşil ışık! Geçelim!"
Jun heyecanla bir adım atıyor.
Ben de yanında yolu geçmeye hazırlanıyordum ama içimde bir tedirginlik vardı.
Yeşil ışıkta gerçekten öylece geçebilir miyiz?
Gerçek yolda bir hata geri alınamaz. O yüzden bugün WAGZAK JUMP'ta yaya geçidini nasıl geçeceğimizi adım adım öğrenmeye karar verdik.
Butona dokunur dokunmaz ekranın ortasında beyaz çizgili bir yaya geçidi beliriyor. (Gerçek yol değil. Alıştırma, merak etme!)
O anda pırıl pırıl güvenlik perisi çıkıp Jun'un omzuna hafifçe dokunuyor. "Jun, yaya geçidini geçerken uymamız gereken bazı kurallar var."
Kırmızı Işıkta Sarı Çizginin Gerisinde Bekle
Önce trafik ışığı kırmızıyken.
Jun parmak uçlarını yol tarafına doğru sokuşturuyor.
Peri hemen uyarıyor. "Kırmızı ışıkta sarı çizginin gerisinde bir adım geri çekilerek beklemelisin."
Yolun kenarındaki sarı çizgi "burada dur" diyen yerdir.
Jun geri adım atınca peri gülümsüyor. Ben de yanına yan yana durdum.
Beklemek de önemli bir güvenlik kuralıymış. Bir adım geri, usulca bekle!
Yeşil Işıkta Direkt Geçebilir miyiz?
Sonunda yeşil ışık yandı.
"Yeşil!" Jun yine koşmaya hazırlanıyor.
Peri sakince elini kaldırıyor. "Yeşil ışık yanınca, önce her iki yanda arabaların tamamen durduğunu kontrol et, sonra geç."
Biz de başımızı sola, sonra sağa çevirdik. Arabaların tamamen durup durmadığını iki gözümüzle yavaşça kontrol ettik.
Peri nedenini de açıkladı. "Arabalar tamamen durmadan geçersen kaza olabilir."
Yeşil ışık "artık her şeyden önce geç" değil, "geçip geçemeyeceğini kontrol edip geç" demekmiş. Bu gerçekten çok önemli bir şeymiş.
Eli Kaldır! Sürücüler Seni Görsün
Arabaların durduğunu kontrol ettik, şimdi geçme vakti.
Peri elini başının üzerine uzatıp gösteriyor. "Geçerken böyle el kaldırarak geç."
Biz yetişkinlerden daha kısa olduğumuzdan arabadaki sürücüler bizi göremeyebilirmiş.
Eli kaldırınca sürücü "Ah, bir çocuk geçiyor!" diye fark edebiliyormuş.
Jun kolunu uzatıp "Heeey, geçiyorum!" diyerek adım adım yürüyor. El kaldırmak utanılacak bir şey değil, kendini korumanın akıllıca yöntemi!
Yeşil Işık Yanıp Sönerse Hangisi Daha Güvenli?
Bu sefer sinyal yanıp sönmeye başladı.
Peri sakin bir şekilde anlatıyor. "Yeşil ışık yanıp sönerken iki farklı durumu düşün."
Henüz yaya geçidine adım atmadıysan, koşarak geçmeye çalışma; sarı çizginin gerisinde bir sonraki yeşil ışığı bekle.
Zaten geçmeye başladıysan, durmadan yürüdüğün hızla sonuna kadar yavaşça geç. Ortada durmak daha tehlikeli olur.
Jun başını sallıyor. "Ne kadar acele etsem de, dikkatli olacağım. Hehe~." Acele ettikçe yavaş git, asıl hız bu!
Her Arkadaşın Yolu Geçme Şekli Biraz Farklıdır
Peri bu sefer çok sıcak bir şey söylüyor.
"Her arkadaşın yolu geçme şekli biraz farklı olabilir. Hepsi kendine uygun yöntemle güvenle geçiyor."
Görmekte güçlük çeken arkadaşlar sesli trafik sinyalini duyarak geçiyorlar.
Sesli trafik sinyali "şimdi geçebilirsiniz" diye sesi ile bildiren harika bir trafik güvenliği cihazıdır.
Rehber köpeğin ya da yanındaki kişinin yardımıyla elini kaldırarak yavaşça geçiyor.
İşitme güçlüğü çeken arkadaşlar trafik ışığının rengini ve arabaların hareketini daha dikkatli izleyerek geçiyorlar.
Tekerlekli sandalye kullanan arkadaşlar da, bebek arabası iten yetişkinler de, hepsi arabaların durduğunu kontrol edip yavaşça geçiyor.
Peri şöyle diyor: "Yöntem farklı olsa da, herkes güvenle yolu geçebilir."
Bu söz içimde bir yerde kaldı. Ben de bir arkadaş geçerken sesli trafik sinyalinin duyulabilmesi için sessizce beklemeliyim.
Dar Sokakta ve Yağmurlu Günde Nasıl Yürümeliyiz?
Peri başka yolları da gösteriyor. Sadece yaya geçidine dikkat etmek yetmiyormuş.
Dar sokakta koşmamalıymışız. Köşeden araba aniden çıkabilirmiş. Köşeyi dönerken dur ve çevreyi önce kontrol et.





















