Nehirde ve gölde oynamak gerçekten ferahlatıcı ve eğlenceli, değil mi?
Ama su ne kadar eğlenceliyse, dikkat edilmesi gereken o kadar çok şey var.
Can yeleği giymek, ısınma egzersizi yapmak, derin yerlere gitmemek ve bir yetişkinle birlikte olmak — Didi ve Banggu, WAGZAK JUMP'ta suda güvenli oynamayı tek tek öğreniyor.
Nehirde Dağ Yüzer mi?
"Didi, Chungcheongbuk-do'da nehrin üzerinde büyük bir dağ yüzüyormuş!"
Banggu sarı balonunu sallayarak heyecanla anlattı.
Ne?! Dağ suda nasıl yüzer?!
Küçücük bir taş bile şırıltıyla batıyor, dağ hiç yüzer mi?
Dayanamadım, Banggu ile birlikte WAGZAK JUMP'ta nehre bakmaya gittik.
Tam da "Nehirde Oynayalım!" diye bir ders vardı.
Odamın Ortasına Göl Geldi!
Düğmeye basınca odamın ortasında kocaman mavi bir göl açıldı.
Yeşil dağlar gölü çepeçevre sardı, su yüzeyinde güneş ışığı parıl parıl parlıyordu.
Tam o sırada iki arkadaş fırlayıp geldi ve selam verdi.
"Merhaba, ben Juho." "Merhaba, ben Cheongho. Tanıştığımıza memnun oldum!"
Juho elini uzatarak şöyle dedi.
"Haydi, Chungcheongbuk-do'da ne yapabileceğimizi keşfedelim!"
Ardından gölün üzerinde eğlenceli etkinlikler peş peşe belirdi.
"İstediğini seç. Hadi!"
İlk olarak dört mevsim gölünü seçtim. Aynı göl her mevsim farklı bir kıyafet giyiyor.
Cheongho önce bağırdı.
"Vay be Juho, şu yapraklara bak! Çok güzel. Benim sevdiğim pembe renk!"
Bahardı. Gölün kıyısında pembe çiçek yaprakları hafifçe uçuşuyordu.
Sonra ekran değişti, yaz geldi.
Juho "Vay, bu yemyeşil orman harika!" deyince her yer koyu yeşile büründü.
Sonbaharda Cheongho "Vay, her yer renk renk olmuş!" diyerek alkış tuttu.
Kırmızı sarı yapraklar göle yansıdı, su da renkli renkli oldu.
Son olarak kış. "Her yer bembeyaz!"
Juho yine işaret etti. "Cheongho, şu ağaca bak. Ağacın üstüne kar yığılmış."
Aynı yer ama bahar, yaz, sonbahar ve kış ne kadar farklı.
İhihi, göl de dört mevsim yaşıyormuş!
Yukarıdan Bakınca Dağ Tepesi Bir Adadı!
İkinci etkinlik gökyüzünde uçmaktı.
Cheongho parmağıyla işaret etti. "Vay müthiş! Şuraya bak, bir ada! Çok güzel!"
Gölün ortasında yeşil bir ada yüzüyordu.
Aha, Banggu'nun söylediği yüzen dağ buymuş demek.
Juho da sevinçle bağırdı. "Vay, çok eğlenceli! Göl harika! Gökyüzünde uçuyoruz, yaşa!"
Ekranda Juho ve Cheongho yamaç paraşütüyle gölün üzerinde süzülüyordu.
Ayaklarının altında mavi göl ve yeşil ada bir arada görünüyordu.
Ekrandan izlerken bile sanki kuş olmuşum gibi hissettim!
Su Çarpıntısı! Su Kayağı Gerçekten Serinletiyor
Şimdi son etkinlik.
Cheongho "Haydi son aktiviteye gidelim!" dedi ve su kayağıydı.
Ekranda Juho "Gölde oynamak çok serinletiyor!" diyerek suya atladı.
Cheongho "Juho, sıkı tut!" deyip hareket edince su sıçramaları şavkırdı.
Juho sevinçle bağırdı "Cheongho! Bir daha, çok eğlenceli!"
Ben de iki kolumu kaldırarak bağırdım. Yaşa!
Ama dikkat ettim, Juho ile Cheongho ikisi de aynı şeyi giymişti.
Turuncu yelek.
Suya Girmeden Önce, Önce Can Yeleği
"Banggu, o turuncu yelek ne?"
O sırada fidan saçlı Ppuri zıplayarak yanıma geldi ve anlattı.
"O can yeleği. Suya girerken mutlaka giymen gerekiyor."
Can yeleği giyilince vücut suyun üstünde yüzüyor, ayakların dibe değmese bile batmıyorsun.
Sadece üstüne geçirmek yetmiyor — bağcıklarını vücuduna tam oturacak şekilde bağlaman lazım.
Gevşek olursa suyun içinde çıkabilir.
Ppuri ile birlikte bağcıkları bağlama pratiği yaptım.
Tam oturunca ne kadar güvende hissettiriyor!
Vücudu Uyandıran Isınma Egzersizi, Atlanmaz!
Banggu suyu görür görmez doğruca suya atlamak istedi.
"Banggu, dur! Hemen girme."





















